!

Bu ayki dosyamızda güncel Türkiye siyasetinde çokça çevresinden dolaşılan önemli bir konuyu sayfalarımıza taşıyoruz. 1919-1922 arasında süren Kurtuluş Savaşı’nın devletlerarası savaş ve çatışma niteliğinin yanı sıra farklı veçheleriyle bir iç savaş niteliği arz ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Mesut Uyar’ın editörlüğünde derlenen “Türk İç Savaşı 1919- 1922” başlıklı dosyamızda bu konuyu masaya yatırıyoruz.

Mesut Uyar yazısında Kurtuluş Savaşı’ndaki iç savaşın resmi tarihçe “iç isyanlar ve ayaklanmalar” denilerek basite indirgendiğini, savaşın çok katmanlı ve çok yüzlü karakterinin bir parçası olduğunu örneklerle anlatıyor. Mehmet Işık, iç savaş bağlamında Kurtuluş Savaşı sırasında sahadaki farklı öznelerin çeşitli niteliklerdeki propaganda faaliyetlerine odaklanıyor. Barış Borlat, İstiklal Mahkemeleri’nin olağanüstü şartlar içerisinde kurulmuş ihtilâl mahkemeleri olduğunu belirterek, iç savaştaki işlevlerine ışık tutuyor.

Ahmet Özcan, siyasi açıdan Osmanlı döneminde Kürtleri ve merkezle ilişkilerini tartıştıktan sonra, Kurtuluş Savaşı sırasında Kürtlerin çoğunluğunun neden Ankara Hükümeti’nden yana pozisyon aldığını tahlil ediyor. Evren Altınkaş, Karakol Cemiyeti’nin kuruluşunda ve faaliyetlerinde önemli görevler üstlenen İsmail Hakkı Başak’ın anıları üzerinden Millî Mücadele tarihine katkı sunuyor. Nesi Altaras, Osmanlı’da yaşayan yerleşik Sefarad Yahudilerinin sonradan gelen Yidişçe konuşan Aşkenaz Yahudilerine karşı takındıkları tavrı, Ladino dilinde bu yeni ötekileri tasvir eden terimler üstünden okumaya girişiyor.

Adil Baktıaya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e delikli kartların ve istatistiğin kullanılış sürecini bilişim tarihi açısından ele alıyor. Ahmet Karapunar, II. Dünya Savaşı sırasında Yunan mültecilerin başta Mısır olmak üzere Ortadoğu’nun dört bir yanındaki kamplara uzanan zorlu yolculuklarının izini sürüyor. Oya Şenyurt, 20.yüzyıl başında Bursa’da işlenen bir cinayet vakasını, polis tutanakları ve zanlıların fotoğrafları üzerinden sürükleyici bir polisiye hikâye tadında kaleme alıyor. Bahar Yolaç Pollock, Pertevniyal Valide Sultan’ın Tanzimat Dönemi’nde eğitime vermiş olduğu katkıları farklı açılardan analiz ediyor.

www.tarihvakfi.org.tr
12 kişilik Girişim Kurulu’nun çabaları ve 264 kurucu üyenin katkılarıyla 1991 yılında kurulan Tarih Vakfı’nın öncelikli amacı, tarihin bilimsel bir çalışma dalı olarak etkinleşmesini sağlamaktır. Devletten tümüyle bağımsız bir sivil toplum örgütü olan Tarih Vakfı’nın tüm kuruluş sermayesi kurucularının katkılarından oluşmaktadır. Vakıf aynı zamanda, Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal tarihi alanında uzmanlaşan bir arşiv, kütüphane, araştırma, eğitim, yayın ve müzecilik kuruluşudur. Tarih Vakfı düzenlediği etkinlikler ve konusunda uzman yayınları ile Türkiye’de bilimsel tarihçilik bilincinin gelişmesinde ve yerleşmesinde önemli rol oynamaktadır. Vakıf’la ilgili daha ayrıntılı bilgi için www.tarihvakfi.org.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

Benzer Gönderiler